Bugün sizlerle geçen gün kızımın doktorundan
öğrendiğim önemli bir bilgiyi ve hem kendinize hem çocuklarınıza kolaylıkla
yapabileceğiniz bir sağlık testini paylaşmak istiyorum. Kızım doğduğundan beri
kontrolleri ve hastalıkları için yedi yıldır aynı doktora götürüyorum. Dr. Emin
Mindan, kendisine buradan da sevgilerimi ve saygılarımı yolluyorum. Her zaman
doğal beslenme ve doğal tedavi yöntemlerine öncelik veren, tüm çocukları kendi çocuğu
gibi gören, onların sağlıkları için geçici çözümler değil tüm hayatlarını
etkileyecek yatırımlar yapan bir doktor. Ara sıra annelerin kulaklarını da
çekmiyor değil… :) Hani olur da beslenmeyle ilgili bir yanlışınızı falan
görürse... Hımmm!
“Son yıllarda sessiz ve yıkıcı hastalıklar yanardağ
patlaması şeklinde arttı. Şişmanlık, diyabet, kalp damar hastalıkları, kanser
ve sinir sistemi hastalıkları adeta insanların kaderi haline geldi. Çocuklarda
alerjik hastalıklar, otizm, hiperaktivite ve dikkat bozukluğu giderek artıyor.
Hatta MS gibi 20-40 yaşlarında görülen hastalıklara çocukluk çağında sıklıkla
rastlanıyor.
Bu hastalıkların başlıca nedenlerinin arasında
beslenmemizdeki değişiklikler yer alıyor. Katkı maddeleri, şekerli, unlu
gıdaların çok tüketilmesi, ayçiçeği, mısır özü, soya ve margarinlerin omega-3/
omega-6 dengesini bozması… Kısaca gıda zannederek aldıklarımız, önce bağırsaklarımızı
bozdu. Bağırsak geçirgenliğini arttırdı, kanımıza karışan sindirilmemiş
maddeler, ağır metaller, katkı maddeleri organlarımıza zarar vermeye başladı.
Bağırsaklarda 100 trilyon bakteri bizimle birlikte
yaşar. Normal bağırsak florasında bu bakterilerin %90'ının faydalı
bakterilerden olması gerekir. Hazır gıdalar nedeniyle yararlı bakteriler
azalır, zararlılar çoğalır. Özellikle kandida isimli mantarda bir artış
görülmektedir. Antibiyotiklerin gereksiz kullanımı da bu durumu tetiklemiştir.
Kandida, ağız, kulak, burun, boğaz, mide, bağırsak,
vajina gibi birçok organı etkileyebilir. Kabızlık, ishal, karın ağrısı, ağız
kokusu, kolit, makat kaşıntısı, cinsel güçsüzlük, unutkanlık, depresyon, boğaz
ağrısı, mide ekşimesi, gıcık öksürüğü, uyuşukluk, gece terlemesi, sivilce,
kaşıntı, sinüzit, dilse yanma, aşırı yorgunluk, vajina iltihabı, artrit, adet
öncesi gerginliği, idrar yolları iltihabı, kas ve eklem ağrısı kandida
enfeksiyonuna bağlı olabilir.
Bağırsaklarda kandidanın arttığını basit bir testle
anlayabiliriz. Bir bardak içme suyuna sabah aç karnına tükürün ve 15 dakika
izleyin. Eğer tükürük suyun üstünde kalıyorsa sağlıklı bağırsak florasına
sahipsiniz. Eğer tükürük dibe çöküyorsa, saçak gibi aşağıya iniyorsa, kar
yağmış gibi oluyorsa veya suya rakı konmuş gibi bulanıyorsa kandida bağırsak
floranızı bozmuş demektir.
Kefir, en önemli probiyotik; yani dost bakterilerin
kaynağıdır. Günde en az iki su bardağı tüketilmelidir. Ev yoğurdu, boza, meyan
kökü, şalgam ve geleneksel yöntemlerle yapılan turşular da probiyotiktir.
Ayrıca sebze, sarımsak ve soğanı da fazla tüketerek kandida enfeksiyonuna karşı
koyabilirsiniz.”
Evet, değerli Dr. Emin Mindan bilgilerini benimle ve
diğer ebeveynlerle paylaşmıştı. Ve ben de kendisinden izin alarak bu bilgiyi
sizlerle paylaşmak istedim. Ne yapıyoruz? Doğal besleniyoruz, spor yapıyoruz ve
olumlu düşünüyoruz… :)
Bu arada sizlere duyurmak istediğim bir çalışmam var.
16 Kasım Cumartesi günü hafta sonu grubu, 19 Kasım salı günü de hafta içi
grubuyla '' Koç Sensin '' çalışmamız var. Web sitemin takvim bölümünden
çalışmanın ayrıntılarına ulaşabilirsiniz.
Sevgi ve sağlıkla ilerleyin...
Arzu Bıyıklıoğlu
NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu
